Hayata farklı bir gözle baktığımız dünyadır tiyatro sahnesi. İnsana insanı insanca anlatabildiğimiz ve özgür kimliklerimizin tüm gerçekliğiyle var olduğu bir kurgu dünya bu. Dünyayı içine sığdırdığımız devasa bir evren. Çoğunlukla "biz neyiz " ve "neredeyiz" sorularına yanıt bulabildiğimiz sahne. Alkış seslerinin ardından "Yaşasın tiyatro" dediğimiz bu dünyanın liselerde bambaşka bir anlamı var. Geçen yıldan bu yana Maçka Akif Tunçel Anadolu Teknik Lisesi'nde sahne çoşkusuyla tanışan liseli gençler oynamanın, canlandırmanın, sahnede bir anlamı ifade etmenin keyfini de yaşıyorlar.  Artık onlar dünyayaya başka bir gözle bakabilmenin, iyi tiyatro izleyicisi olabilmekle iyi oyuncu olmak arasındaki kesişmenin de bilincindeler. Kendilerini daha özgür bir dille yansıtıyorlar kendi yaşam alanlarında.

Tiyatronun bir hobi değil bir yaşam biçimi olduğunu öğreniyor bu gençler her sahne çalışmasında. Sahne deneyiminin sadece oynamak değil oyunculukla teknik çalışmaları birleştirmek olduğunu da öğreniyorlar bu uzun sancılı yolda. Bu anlamda oyunun başarısının asıl kaynağının işin mutfağı yani sahne arkası olduğunu da kavrıyorlar. 

 

Saatlerce sahnede metin ezberlemek, mizansen oluşturmak, karakterin ruhsal derinliğine ulaşmak gibi uzun ve sancılı bir süreci atlatıp ilk oyunun heyecanını yaşayan bu gençler, bugün "Haldun Taner"i "Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım" oyunuyla hem tanıyor hem de bir dönem oyununu çeşitli sorularla birlikte sahnede kavramaya çalışıyor. Bu coğrafyanın Meşrutiyet'ten bu yana değişmez sorularına sahnede kendi dillerince yanıt arıyorlar.Kalabalık bir ekip çalışmasının tüm sıkıntılarına rağmen okulda öğrenci olmanın dışında sahnede oyuncu olmanın sorumluluğunu da öğreniyorlar. Ne mutlu onlara...YAŞASIN TİYATRO!

                                                                                                                                                               Erinç BÜYÜKAŞIK